|
ahmet gitmezwrote:
hayâldekine
Gözlerinde özlemini duyduğum o meneviş bakış kaç asırlar sığdırarak bir kısa güne seni bekledim biliyormusun?... tüylerim ürperiyor kalbim patlamaya ramak bir mayın gibi tüy düşse üzerime infilak edeceğim varsın darma dağın olayım tozlar misali ben yine de her zerremde yarimi mısramı rüyamı seveceğim... Öyle bir aşk değil bu tutku hiç değil tüylerimi dikelten bam başka bir şey dört kitaba bakmak lazım gelir anlamını biçmek için yüzyirmidörtbin peygamberin izlerini sürmek lazım manasını çözmek için adı konamayan ötelerden öte bir şey bu belki o ötelere varamadım henüz ama seni senden ötelerde bir yerde kalbimin sızılarında taşıyorum... Anlayacağın mısram; nicedir seni Hakk'tan dileyerek ve senden gayrı hiç ama hiç bir şey istemeyerek ikimize dair dualarla yaşıyorum... yarim!... ömrümü ayaklarına sererim ruhumu her şeyimi... SEN bir eş bir kız bir insan olmaktan ötesin tanımlayamıyorum kaç yıllardır yazıyorum her şeyi yazmanın bir yolunu buldum bir şekli olan her şeyi çizmenin lakin sana yazacağım bir tek kelime bulamıyor bir tek cümle kuramıyorum "yarim"diyor susuyorum... susuyorum... ve bir daha susuyorum... Gözlerinde özlemini duyduğum o meneviş bakış nasıl bir tebessümdür öyle nasıl bir gülmektir? bana düşen tek bir şey var o da; iki metre kefenimi giyene kadar sadece ama sadece seni sevmektir... varsın ikimiz de bilmiyor olalım bu nasıl bir şeydir bu ne demektir?... Dua ve yakarış Hakk'la konuşmakmış ne çok konuşmuşum O'nunla seni ne çok yakarmışım seni bir göstersin diye bana bendini zorlayan bir çağlayan gibiydim patlamaya hazır bir bomba vadesi dolmuş yaydan kurtulmuş bir ok gibi... seni bulana kadar... bütün gemileri yaktım ömrümün yarısı dahil sana yanmaya geldim seni yanmaya ve bu kavrukluğun üzerine seni içip sana kanmaya... Gözlerinde özlemini duyduğum o meneviş bakış dağarcığımı zorluyorum sana yaraşır bir kelime bulup sana yakışır bir cümle kurmak için seni anladım anlamasına ya bu kez biraz olsun anlatmak için ama beyhude lakin nafile yetmişiki lisanı birden bu dünyanın sırt çevirmişler bana sanki kalbimin içinde yüzün eli böğrümde bıraktılar beni onsekizbin alemin tekmili cümlesi... bir çocuk olmaktan ötesin bir kadın olmaktan bir hayal bir rüya olmaktan öte!... Gözlerinde özlemini duyduğum o meneviş bakış içlerinde kaybolduğum birer okyanus gibiler içimi aydınlatan bir ay bir güneş gibi ne güzel onların ışığıyla aydınlanmak ne güzel o gözlerdeki kıvılcımlara yanmak ve ne güzeldir kim bilir o gözlerin sahibinin dizlerine dayanmak... ne güzel o gözleri görmek için bir daha... ve bin kereler daha Hakk'a yalvarmak... Kaçıncı gecedir uykularım kaçkın sabahlıyorum sen ne yapmaktasın bilmiyorum ama ben; kendi ölümüme başucumda oturmuş ağlıyorum... gel.... bu yalnız ağaç tamamen kurumadan dallarımın suyu durulmadan kalbimin gök yüzünde son kuşlar da vurulmadan nazlı adımlarınla ağır ve usul gel yarim gel! o gül dallarını kıskandıran endamınla gelki senden önce davranamasın ecel... Gözlerinde özlemini duyduğum o meneviş bakış muhtemelen bu saatlerde uyuyorsundur gelip göremesem de öyle hissediyor öyle farzediyor öyle biliyorum seni bütün uykularının en mışıl ve en derin yerlerinden Kelamullahı öper gibi ÖPÜYORUM.... ve yüzüme sürüyorum şifa niyetine ve başıma ve alnıma koyuyorum bu azaran yarayı senin tebessümünle soğutuyorum... YARİM!... rüyalarımın Gülperisi!... senin için sana doğru ölümüm dahi olsun ömrümden bir gün kalsın hiç bir şeyden geri durmayacağım sen söyle; varmı ölümümden ilerisi?!....
Jan. 10
|